
Fas’a gidin ve büyülenin. Aslında benim Fas gezimin üzerinden uzun zaman geçti, ama yine de Fas’la ilgili yazmak istiyorum ne zamandır. Birinci elden çok az bilgi bulabilmiştim gitmeden önce baya bir araştırmış olmama rağmen, İstanbul’da geniş kapsamlı bir Fas gezi kitabı bile bulamamıştım. Şimdiye artmıştır belki kaynaklar diye umuyorum, olmadı bu yazı az da olsa yardımcı olabilir merak edenlere.
23 Nisan tatilini fırsat bilip Fas’a gittik. Sadece 4 günlük vaktimiz olduğu için çöl deneyiminden yoksun dönmüş de bulunsak, hepsi Fransızca da konuşan Arapların ülkesinde vakit biraz şaşkın, biraz büyülü ve keyifle geçti.
Öncelikle aklınızda bulunsun Fas’a giriş için Türklerden vize istenmiyor ve eğer Fas planı yapıyorsanız minimum 7 gününüzü ayırmanızı tavsiye ederim. THY’nin direk Kazablanka’ya uçuşları var. Kazablanka Fas’ın ekonomik anlamda en gelişmiş şehri, fakat kısıtlı zamanınız olduğu için, biz Kazablanka’yı es geçip Marakeş, Essaouria ve Atlas dağlarının eteklerindeki Berber köylerine odaklandık. Kazablanka görülebilecek tek yer Hassan 2 camii olabilirdi ki onu da atlamış bulunduk.

Araba kiralamayı düşünürseniz, Kazablanka Marakeş arası araba ile 2 saat, otoban yeni yapılmış dolayısı ile çok rahat -otoyollar paralı bu sebeple muhakkak yanınızda dirham olsun otoyola çıkmadan önce. Ya da Kazablanka’dan kalkan tren tercih edebilirsiniz ki, tren yolculuğu da yaklaşık 3,5 -4 saatinizi alabiliyormuş. Kazablanka’daki Marakeşe kalkan trenlerin bulunduğu CASA VOYAGEURS istasyonuna, Mohammed V havalimanının hemen altından kalkan trenlerle ulaşabilirsiniz. Ama tren seferleri belli bir saatte bittiği için uçak saatinize bağlı olarak ertesi günü beklemeniz de gerekebilir.  Tren saatlerini ve fiyatlarını www.oncf.ma sitesinden öğrenebilirsiniz.
1,5 gün Essaouria
Marakeş ten Essaouria ya araba ile 2 saatte ulaşılabiliyor. Toplu taşıma aracı olarak Marakeş ten kalkan otobüsleri kullanabilirsiniz. Essaouria nın eski adı Mogador, eskiden ticaretin merkezlerinden biri olan bir liman kenti, sonrasında ticaretin diğer limanlara kayması ile birlikte eski önemini yitirmiş. Birçok sanatçının ve tasarımcının kaçış mekânı olan bu kent, Fas krallarının biri tarafından Fransız bir mimara yeniden tasarlatılmış dolayısı ile de ismi Essaouria yani ‘iyi tasarımlanmış ‘ olarak değiştirilmiş. Burası sürekli rüzgarlı etrafı surlarla çevrili, bir ucunda kalesi devamında uzun bir kumsalı olan, minik bir balıkçı kenti.
Öğlen saatlerine doğru vardık Essouria’ya. Marakeş çok sıcak olmasına rağmen okyanus kenarında ve sürekli rüzgarlı olan Essaouria biraz serin karşıladı bizi, uzun kollu bir şeyler almamız gerekti üstümüze. Varır varmaz kalenin üzerinde bulunduğu meydanın kenarında uzanan tezgâhlar üzerindeki milyon çeşit enfes ve taptaze deniz ürününden istediklerimizi seçip, tezgâh önündeki muşamba kaplı portatif masalarda oturup, çok da uygun fiyata afiyetle öğlen yemeğimizi yedik. [...]
















           


