Ayvalık, Cennetten Bir Kesit

İlk yazıma Türkiyenin cennet köşelerinden Ayvalık’la başlıyorum.

Güzergah

İlçenin büyük kentlere ulaşım bilgileri şöyledir:

İstanbul- (İzmit-Bursa-) Ayvalık 520 km.
Ankara-(Eskişehir-Bursa-Balıkesir)-Ayvalık 675 km.
Ankara-(Afyon-İzmir-)Ayvalık 738 km.
İzmir-Ayvalık 156 km.

Ben İstanbul’dan gittiğim için, buradan ulaşımı sizlere anlatacağım.

İstanbul’dan 3 şekilde ilçeye ulaşmak mümkündür.

Anadolu yakasında oturanlar için tek seçenek Bursa güzergahından gitmektir. Bu güzargah sahil şeridinden olmadığı için sıkıcı, araba kullanan için ise yorucudur.

Avrupa Yakası’ndan gidecekler için ise iki seçenek vardır.

Birincisi; Yenikapı’dan kalkan Bandırma arabalı feribotu ile Bandırma  – Balıkesir güzergahından ulaşım.

İkincisi; Çanakkale’den arabalı vapur ile Çanakkale-Edremit üzerinden ulaşım.

 

Yol Boyunca yapılabilecekler;

Bandırma üzerinden giderken Manyas Peyniri’nin tadına mutlaka bakılmalıdır.

Bir gün Manyas kuş cennetini eski haline getirebilirlerse ve kuşlar geri gelirse, oraya uğrayıp doğayla iç içe vakit geçirilebilir.

Bandırma’dan sonra Balıkesir-Susurluk civarında mutlaka ayran ve mihaliç peynirli tostun tadına bakmalı, yazlığa gidiyorsanız mutlaka bir kalıp az tuzlu almalısınız.

Artık Edremit’e yaklaşmak üzereyiz. Edremit’e gelmeden Havran’dan mutlaka fırınlanmış höşmerim almayı unutmayınız. Heryerde höşmerim bulabilirsiniz ama fırınlanmış halini başka yerde yeme şansınız inanın çok azdır.

Edremit’ten sonra sahil şeridinden 45 dakikalık bir yolculuk sonunda nihayet Ayvalık’a gelmiş oluyoruz.

Nerede kalınır

İlçeye geldikten sonra konaklamak için  değişik seçenekleriniz  var. İlçenin tek beş yıldızlı oteli olan Temizel  Otel’de kalabilirsiniz.

Son dönemlerde populer olan butik oteller de tercihiniz olabilir. Bunun için Ali Bey (Cunda) Adası’na doğru gidebilirsiniz.

Bura da Otel Lale  sizlere tavsiyemdir.

Ne yapılır

Kaldığınız yere göre gündüzleri tabi ki denize gideceğiz. Ali Bey Adası’nda kalmayı tercih etmişsek, Patrisya Koyu’na doğru gidip, sakin yerler keşfedebiliriz.

Sarımsaklı tarafındaki  otel ya da pansiyonlarda kalıyorsak Sarımsaklı’nın ucsuz bucaksız sahilinde denize girebilirsiniz.

Güneşin batışını izlemek için mutlaka Şeytan Sofrası’na gidilmelidir. Son yangından sonra yeşillikte bir azalma olsa da dünyanın en güzel manzaralarından birine şahitlik edebilirsiniz. Burada Şeytanın ayak izine gelen ziyaretçiler bozuk para atıp dilek dilemektedirler. Bu geleneği tanıdığım birisi  seneler evvel bir iddia uğruna başlatmıştı ve bu güne değin sürüp geldi.

Sıcaktan bunaldıysanız sizi serinletecek ve de tarihle iç içe geçmiş ilçeyi keşfetmenin tam zamanı.Ayvalığın arka sokalarında eski rum evleri arasında dolaşıp fotoğraf çekebilirsiniz. Dolaşırken, tüm sokakların denize dik bir şekilde yukarı doğru uzandığını görürsünüz. Bunun nedeni Ayvalık’tan hiç eksik olmayan esintiyi, doğal bir klima gibi kullanıp tüm sokaklara yaymaktır.

Tüm günü deniz üzerinde geçirmek ve Ayvalığın irili ufaklı adalarını keşfetmek isterseniz meydandan kalkan teknelerle denizi keşfe çıkabilirsiniz. Bu tekneler sabah 10:30-11:00 civarında kalkıp akşam 18:00 sularında iskeleye yanaşır. Öğle yemeğinin de dahil olduğu bu turları cüzzi bir ücret karşılığı yapabilirsiniz. Size teknede yemeniz için ikram edilen balığın papalina olduğu söylense de  bunlar kocaman sardalyalardır ama bir okadar da lezzetlidirler.

 

 

 

Nerede ne yenir

Ayvalık’ta dünyanın en düşük asit oranına sahip zeytinyağlarından üretilir.

İlçede dolaşırken her gördüğünüz zeytinyağcıdan alışveriş yapmamanızı öneririm. Alışveriş yaptığınız dükkanın düzgün gözükmesine dikkat etmelisiniz.

Zeytin ve zeytinyağı almak için de size Derman Zeytinciliği önerebilirim.

İlçenin içinde zeytinyağlı yemekler yapan bolca lokanta mevcuttur. Bunlardan birine oturup Ayvalığın lezziz zeytinyağlı otlarının tadına bakabilirsiniz.

Akşam oldu ve deniz kenarında ilçenin sloganı haline gelmiş “rakı-balık-Ayvalık” üçlüsünü oluşturmanın vakti geldi.

Bunun için hiç düşünmeden Ali Bey Adası’na, kalınacak yerlerde önerdiğim Lale Oteli’ne ait olan Lale Restaurant’a  gidiyoruz.

Gittiğiniz mevsim yaz aylarından biriyse nereye giderseniz gidin önceden rezarvasyon yaptırmayı unutmayın. Yoksa denizin kenarında oturmak bir hayalden öteye gidemez.

Burada hiç bir zaman menu istemeyin, zaten menude yazanlar sizi hiç de tatmin etmeyecektir. Mezeleri söylemek için yerinizden kalkın ve içerideki dolabın önüne gidin. Seçmeden önce geriye çekilip manzarayı şöyle bir seyredin. Şu anda Türkiye’nin en fazla çeşidi bulunan meze dolabına bakıyorsunuz. Hiç bir yerde bu kadar fazla meze çeşidini bir arada görmeniz mümkün değildir.Mevsimine uygun zeytinyağlı otları söyledikten sonra tavsiye edilen deniz ürünlerinden yapılmış mezeleri de deneyiniz.

                            

Mezelerin yanında mevsimiyse mutlaka papalina söyleyin. Bu balık sadece 20 gün boyunca çıkmaktadır. Sardalyanın yavrusu kadardır ve sadece atıştırmak için tüketilir. Sardalya kadar balıkları size papalina diye yedirmeye kalkarlarsa arkanıza bakmadan ordan uzaklaşabilirsiniz.

Yine yöreye özgü balıklardan olan adabeyinden pişirilmiş bir çorbayla geceyi kapatabilirsiniz.

Gündüzleri sıcakta ağır yemek yemekten kaçınmak için size Ayvalık Tostu’nu önerebilirim. Artık tüm kentlerde yapılan bu tostu yerinde yemenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Bu özel tostun ekmeği başka hiçbir yerde Ayvalıktaki gibi yapılamıyor. Keza başka yerlerde içine konan kaşar da burda asla kullanılmaz, bunun yerine yağlı kelle peyniri kullanılır.

 

 

 

Dünyanın oksijen deposu olan sayılı yerlerinden biri olan Ayvalık’ta geç yatsanız bile sabah erken saatte ve çok zinde bir biçimde uyanmanız mümkün. Ayrıca astım hastaları için bulunmaz bir cennet köşesidir.

Tüm gezginlere Ayvalık ve Ali Bey Adası’nı gönül rahatlığıyla öneririm.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter

Yorum Yaz

Bizler gezmeyi, gormeyi, eglenmeyi ve tabi ki degisik tatlar denemeyi cok seviyoruz. Zamanimiz, imkanimiz ve de paramiz oldukca gezmeye, notlar almaya ve fotograf cekmeye calisiyoruz.