Bay Nihat’ta keyifli bir akşam

Lale Restaurant bilinen adıyla Bay Nihat 30 küsür senelik bir işletmedir. Cunda Adası’nın Nesos’la beraber en eski iki lokantasından birisidir. Bay Nihat ismi lokantanın sahibi Nihat Bey’den gelmektedir, Nihat Bey artık lokantanın idaresini oğullarına bırakmıştır. Binası  bölgede artık çıkarılması yasaklanan Sarımsaklı taşlarından yapılmış, eski bir Rum binasıdır. Yazın gidecekseniz tek tercihiniz dışarda ve deniz tarafında oturmak olmalıdır fakat Cunda kışın da kafa dinlemek için tercih edilecek en güzel yerlerden biridir. Kışın gidecekseniz, eski ve yüksek tavanlı binanın içi de gayet güzel ve romantik olacaktır.

Lale Restaurant‘a yazları özellikle de haftasonları rezervasyonsuz gitmek pek akıl karı değildir. Deniz kenarında masa bulmanız çok zor olur.

Yer bulup da muhteşem deniz manzarasının hemen yanına oturabilmiş şanslı kişilerdenseniz artık sıra yemek seçiminde. Bu sizin için hiç de kolay olmayacak, önceden uyarıyım. Menu isteme gafletine düşmeden kalkıp içerideki meze dolabının önüne gidin. Burada karar vermeniz gereken en önemli şey, geceyi balık yiyerek mi yoksa meze yiyeyerek mi geçireceğiniz.. Eğer tercihiniz balıktan yanaysa, Ege’nin leziz balıkları sizi balık dolabında bekliyor olacak. Balığın yanına tercih edilmesi gereken ise bölgenin otlarından ve leziz zeytinyağından yapılmış, mideyi yormayan mezeler olmalıdır. Daha önce yemediyseniz karadiken de sizin için değişik bir tat olabilir. Tercihiniz büyük balık yemekse bunu tuzda ya da sütte pişirtebilirsiniz. Yalnız burada uyarmam gerekir ki, tuzda balığı masaya getirirlerken biraz şatafatlı oluyor ve dolayısıyla ilgi sizde toplanıyor. Yine de tercih tabi ki sizin.

                               

Tercihiniz meze yemek ise Türkiye’nin en çok çeşite sahip meze dolabının önünde duruyorsunuz. Karar vermeden önce şöyle bir geriye çekilip  5 – 10 sn dolabı seyrederek midenizden önce gözünüze de ziyafet vermelisiniz.

Her sene artan meze çeşitine son gittiğimde balık pastırmasının da eklenmiş olduğunu görünce çok şaşırdım. Midyelerden yapılmış leziz mezeler, yöresel otlardan yapılmış zeytinyağlı (alkolle birlikte mutlaka yenmesi geren) mezelere, ahtapotun çeşitli şekillerine kadar bir çok mezeyi bulabilirsiniz. Seçimimizi yaptıktan sonra sahildeki masamıza dönüyoruz. Güneş batmadan hemen önce yerimizi almışsak bir duble rakı ya da bir kadeh şarapla güneşi batırmak büyük bir zevk olacaktır. Karşıda Tavşan Adası, Ayvalık ve Çamlık’tan oluşan manzara tüm gece bize eşlik edecektir.

                             

Yemekten sonra sıra tatlıya geldi. Yine yöreye özgü lor tatlısı sizin için hafif bir seçim olabilir. Lor peynirinin üzerine dökülmüş franboğaz marmelatlı tatlı ise alınmış alkolden sonra midenizi yormayacak başkabir seçenektir.

Gittiğimiz yeni yerlerdeki yemekler, gezip gördüklerimiz kadar bilgi verebilir. Yediğimiz otlu mezeler yada yemekler, Ege Kültürü’nü ve Rumlar’ın bizlere bırakmış olduğu zengin mezeleri anlatmakta, yine yediğimiz mezelerdeki zeytinyağının kalitesi bölgenin çok eski bir zeytinyağı ve zeytincilik geçmişinin olduğunu göstermektedir.

                         

Yemekler yenip, keyifli sohbetler eşliğinde içkiler içilip, kahveyle de bu keyife son verildikten sonra size son önerim, Cunda Adası’nda kısa bir yürüyüş yaparak yediklerimizi sindirmek ve geceye güzel bir son vermek olacaktır.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter

Yorum Yaz

Bizler gezmeyi, gormeyi, eglenmeyi ve tabi ki degisik tatlar denemeyi cok seviyoruz. Zamanimiz, imkanimiz ve de paramiz oldukca gezmeye, notlar almaya ve fotograf cekmeye calisiyoruz.