Bozcaada Kalesi
Feribotla Bozcaada‘ya geçerken yüzüme vuran rüzgar eÅŸliÄŸinde merakla adanın neye benzediÄŸine bakıyorum. İlk dikkatimi çeken adanın büyük bir kısmını kaplayan heybetli bir kale. Adaya yaklaÅŸtıkça kale de gitgide büyüyor. İnceleyip, hakkında yazı yazmak üzere geldiÄŸim bu adada daha deniz yolundayken yazımın da baÅŸrol oyuncusunu bulmuÅŸ oluyorum. Karaya ayak basar basmaz günü birlik geldiÄŸim adada vakit kaybetmeden kaleye yöneliyorum. Kaleyle adayı ayıran bir hendek üzerine yapılmış, yaklaşık 10m uzunluÄŸundaki köprüden geçerek kalenin giriÅŸ kapısının önüne geliyorum. ÖÄŸrenci olmanın nimetlerinden faydalanarak para vermeden kaleye giriyorum.
Kale oldukça geniÅŸ bir arazi üzerine kurulmuÅŸ. Yüksek duvarlarla çevrili ve 3 tarafı da deniz. Kale içinde eski mezar taÅŸları var küçük bir odada ise anforalar sergileniyor. Åžu anda henüz kalenin tarihi hakkında teknik bilgim yok. Bir çok ÅŸeyi kendim keÅŸfetmeye çalışarak ve tarihi koklayarak tek başıma kalenin içinde geziyorum. Yüksek duvarlara çıkmak için merdivenler görüyorum ve cesaretimi toplayarak kalenin tepesine kadar bu merdivenlerden çıkıyorum. Ödülüm ise muhteÅŸem bir manzara. Uçsuz bucaksız bir deniz ve bütün ada ayaklarımın altında. Kalenin 3 tarafı da duvarlarla kaplı. ÜÅŸenmeyerek her taraftaki duvarlara tırmanıp deÄŸiÅŸik manzaraların keyfini çıkartıyorum. Kalenin bazı kısımları bu bunaltıcı yaz sıcağında o kadar güzel esiyor ki inanamazsınız. Yanıma aldığım fotoÄŸraf makinamla birsürü fotoÄŸraf çekiyorum.
Sıra kale hakkında teknik bilgiler toplamakta. Bir takım broÅŸürler ve ada sakinlerinden edindiÄŸim teknik bilgileri sizinle paylaÅŸmam gerekirse:
Kalenin bir diÄŸer adı Kale-i Sultaniye. Kalenin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte tarihçiler yapılışının Finikelilere kadar gittiÄŸini söylüyorlar. Åžu anki son hali ise Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Kale bir ara Venediklilerin eline geçmiÅŸ. 1700′lü yıllarda geri alınarak onarılmış ve geniÅŸletilmiÅŸ. En son ise 1996 yılında restore edilmiÅŸ. Kaleyi adadan ayıran hendeÄŸin eskiden su ile dolu olduÄŸu söyleniyor. Kalenin ana kapısı dışında Mendirek ve Deniz Kapısı diye iki kapısı daha varmış fakat ÅŸu anda kullanılmıyor. Kale iç kale ve dış kale olmak üzere 2 bölümden oluÅŸuyor. İç kalenin bir diÄŸer adı Ahmedek. İç kalede biri baÅŸ burç olmak üzere sekiz burcu var(bunlar size daha önce tırmandığımı söylediÄŸim burçlar). Bu kale yüzyıllarca adayı dışardan gelecek tehlikelere karşı korumuÅŸ. Bugün ise benim gibi tarihi ve gezmeyi seven turistlere keyifli anlar yaÅŸatıyor. Bazen de konserler ve eÄŸlenceler için kullanılıyor.
Toplam 1337, Bu gün 0










