Bozcaada Kalesi
Geçmişe Dönün No Comments »Feribotla Bozcaada‘ya geçerken yüzüme vuran rüzgar eşliğinde merakla adanın neye benzediğine bakıyorum. İlk dikkatimi çeken adanın büyük bir kısmını kaplayan heybetli bir kale. Adaya yaklaştıkça kale de gitgide büyüyor. İnceleyip, hakkında yazı yazmak üzere geldiğim bu adada daha deniz yolundayken yazımın da başrol oyuncusunu bulmuş oluyorum. Karaya ayak basar basmaz günü birlik geldiğim adada vakit kaybetmeden kaleye yöneliyorum. Kaleyle adayı ayıran bir hendek üzerine yapılmış, yaklaşık 10m uzunluğundaki köprüden geçerek kalenin giriş kapısının önüne geliyorum. Öğrenci olmanın nimetlerinden faydalanarak para vermeden kaleye giriyorum.
Kale oldukça geniş bir arazi üzerine kurulmuş. Yüksek duvarlarla çevrili ve 3 tarafı da deniz. Kale içinde eski mezar taşları var küçük bir odada ise anforalar sergileniyor. Şu anda henüz kalenin tarihi hakkında teknik bilgim yok. Bir çok şeyi kendim keşfetmeye çalışarak ve tarihi koklayarak tek başıma kalenin içinde geziyorum. Yüksek duvarlara çıkmak için merdivenler görüyorum ve cesaretimi toplayarak kalenin tepesine kadar bu merdivenlerden çıkıyorum. Ödülüm ise muhteşem bir manzara. Uçsuz bucaksız bir deniz ve bütün ada ayaklarımın altında. Kalenin 3 tarafı da duvarlarla kaplı. Üşenmeyerek her taraftaki duvarlara tırmanıp değişik manzaraların keyfini çıkartıyorum. Kalenin bazı kısımları bu bunaltıcı yaz sıcağında o kadar güzel esiyor ki inanamazsınız. Yanıma aldığım fotoğraf makinamla birsürü fotoğraf çekiyorum.
Total seen 146, Today0

