Şehir – Kavafis

Şehir

“Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,” dedin,
“bundan daha iyi başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede.”

Yeni bir ülke bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda
dolaşacaksın. Aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka bir şey umma-
Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.

Konstantin Kavafis’in bu şiirini belki duymuşsunuzdur, aynı zamanda Ezginin Günlüğü adlı grubun bir şarkısına da konu almuştur.

Bu çok şey anlatan şiiri duymayanlar için paylaşalım istedik, malum blogun konusuyla da alakadar:)

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (2)

Bozcaada Kalesi

Feribotla Bozcaada‘ya geçerken yüzüme vuran rüzgar eşliğinde merakla adanın neye benzediğine bakıyorum. İlk dikkatimi çeken adanın büyük bir kısmını  kaplayan heybetli bir kale. Adaya yaklaştıkça kale de gitgide büyüyor. İnceleyip, hakkında yazı yazmak üzere geldiğim bu adada daha deniz yolundayken yazımın da başrol oyuncusunu bulmuş oluyorum. Karaya ayak basar basmaz günü birlik geldiğim adada vakit kaybetmeden kaleye yöneliyorum. Kaleyle adayı ayıran bir hendek üzerine yapılmış, yaklaşık 10m uzunluğundaki köprüden geçerek kalenin giriş kapısının önüne geliyorum. Öğrenci olmanın nimetlerinden faydalanarak para vermeden kaleye giriyorum.

                            
Kale oldukça geniş bir arazi üzerine kurulmuş. Yüksek duvarlarla çevrili ve 3 tarafı da deniz. Kale içinde eski mezar taşları var küçük bir odada ise anforalar sergileniyor. Şu anda henüz kalenin tarihi hakkında teknik bilgim yok. Bir çok şeyi kendim keşfetmeye çalışarak ve tarihi koklayarak tek başıma kalenin içinde geziyorum. Yüksek duvarlara çıkmak için merdivenler görüyorum ve cesaretimi toplayarak kalenin tepesine kadar bu merdivenlerden çıkıyorum. Ödülüm ise muhteşem bir manzara. Uçsuz bucaksız bir deniz ve bütün ada ayaklarımın altında. Kalenin 3 tarafı da duvarlarla kaplı. Üşenmeyerek her taraftaki duvarlara tırmanıp değişik manzaraların keyfini çıkartıyorum. Kalenin bazı kısımları bu bunaltıcı yaz sıcağında o kadar güzel esiyor ki inanamazsınız. Yanıma aldığım fotoğraf makinamla birsürü fotoğraf çekiyorum.

[…]

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (0)

Ulaşım

İstanbul’dan gidecekseniz, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için Gelibolu – Lapseki ve  Eceabat –  Çanakkale arasında  saat başı kalkan feribotlara binebilirsiniz  ya da çok az bir mesafe daha katederek hiç beklemeden Kilitbahir’den kalkan motorlara binebilirsiniz. Fakat bu motorlar feribotlara oranla daha küçük olduğundan kışın kötü havalarda iptal olabiliyor, aklınızda bulunsun.
Daha sonra ise Bozcaada tabelasını takip ederek Geyikli’ye bağlı Yükyeri Feribot İskelesi’ne ulaşabilirsiniz.

Nerede Kalınır

Bozcaada’da yılın belli zamanlarında festival ve panayırlar olduğu için, daha önceden yer ayırtmanızda fayda var. Kalacak yer için seçenekleriniz, butik oteller, taş evler ya da bütçeniz yeterli ise bağ evleri olabilir. Az miktarda paranız varsa size küçük bir sır olarak şunu söyleyebilirim, bir müddet Bozcaada’nın dar sokaklarında etrafa bakınarak dolaşırsanız size çok uygun fiyatlara gecelik ev kiralayacak Bozcaada sakinleri bulabilirsiniz. Siz dolaşırken onların sizi bulması çok zaman almayacaktır.

                             
Ne Yapılır

Bozcaada keyifle gezilerek, çok güzel zaman geçirebileceğiniz bir yer. Renkli kapıları olan taş evler, eski kiliseler, rüzgar gülleri, uzun bir açık pazar, dar sokaklara saklanmış şirin dükkanlar gezip görebileceğiniz yerler arasında. Güneşin batışını izlemek için en güzel yer ise Batı Burnu’ndaki rüzgar gülleridir.
Çok büyük bir alana yayılmış, şehirden 10m genişlikte bir hendekle ayrılan, yapılışı ta Finikelilere kadar uzanan ve muhteşem bir manzaraya sahip olan Bozcaada Kalesi’ni gezmeden adadan ayrılmanız sizin için büyük bir eksiklik olacaktır.
Adaya yaz aylarında gittiyseniz, Ayazma plajında denize girebilirsiniz. Sakin yerleri tercih ediyorsanız, Sulu Bahçe ya da Habbele Koyları’na da gidebilirsiniz. Ada dalış için de oldukça güzel bir yer.
[…]

Tags: , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (1)

Tatil Bavulu

Yaz Tatili

Yeriniz darsa, mesela sadece bir sırt çantası alabilecekseniz ya da toplu taşıma araçlarından biriyle yolculuk edecek ve ağır yük taşımaya katlanmak istemiyorsanız yaz tatili için olmazsa olmaz maddeleri aşağıda sizin için sıralıyoruz:

 

 

-Liste: Öncelikle götürmeyi planladığınız ya da unutmamalıyım diye düşündüğünüz şeylerin bir listesini çıkartın, bu size kolaylık sağlayacaktır.

– Bikini ya da mayo: Yüzme imkanınızın olacağı bir yere gidiyorsanız yanınıza mayo almadan yola çıkmayın. Bayansanız sade bir model seçerek diğer kıyafetlerinize (pareo, sandalet, şort, şapka) uyum sağlamayı kolaylaştırın. Böylece bir mayoyla (bu çok zor olsa da) yetinebilirsiniz

-Güneş koruyucusu, güneş gözlüğü ve şapka: Güneşin yarardan çok zarar verdiği bugünlerde yanınıza mutlaka bir koruyucu almanız gerekiyor (özellikle de çocuğunuz varsa), güneşe çıkacağınız saatlere dikkat etmeyi de unutmayın (uzmanların önerisi sabah erken saatler ya da akşamüstü 4’ten sonraki saatlerdir)

-Diş fırçası ve macunu, şampuan, tarak, deodorant gibi malzemeler: Bunlar ayıracağınız yere göre arttırılabilir.

-Cep telefonu, fotoğraf makinesi gibi malzemelerinizin şarj aletlerini almayı unutmayın, bunlar en çok unutulan eşyalar arasındadır.

-Havlu: Yerinize göre en az 1 adet havlu almayı unutmayın

-Para – kredi kartı: Yanınıza yeterince para almayı kesinlikle unutmayın.

-Kıyafetler: Gideceğiniz yere göre değişmekle birlikte ince ve rahat kıyafetleri tercih etmenizde yarar var. Önerimiz düz ve kolay kombinlenebilir 1-2 adet şort veya etekle alabileceğiniz kadar tişort almanız. Akşam bir yere gitme ihtimalinizi de gözönüne alarak 1 adet te elbise veya gömlek alın. Aldığınız kıyafetlere uygun ayakkabı ve sahilde giymeyi tercih edeceğiniz rahat bir terlik ekleyin. Yeterli miktarda iç çamaşırı ve çorap alın.

-Küçük bir not defteri ve kalem alarak gezdiğiniz yerleri ve yaşadıklarınızı not edebilirsiniz.

-Fotoğraf makineniz varsa mutlaka yanınıza alın.

-Tatilinizi daha keyifli hale getirmek için kitabınızı ve mp3 çalarınızı da unutmayın.

-Kafa dengi biri: Belki de en önemli madde tatile gideceğiniz kişiyi iyi seçmektir. Gerçi insanın kişiliği tatilde belli olur derler, hiç beklemediğiniz bir karakterle de karşılaşmanız mümkün. Bu konuda iyi şanslar.

 

            Yer sorunu yoksa yukardaki maddelerin yanına şunları da ekleyebilirsiniz:

– Yara bandı, ağrı kesici, yara merhemi gibi lazım olabilecek ilaçlar ve rahatsız edici haşerelerden korunmak için kov ya da tablet alabilirsiniz.

-Yukarda yazdığımız temizlik malzemelerine ek olarak vücut kremi, sabun, makyaj malzemesi alabilirsiniz.

-Yastık kılıfı: Titiz biriyseniz yanınıza yastık kılıfı alarak içinizi rahatlatabilirsiniz

-Alacağınız kıyafet ve ayakkabı sayısını arttırabilirsiniz.

-Deniz havlusunun yanına banyo havlusu ekleyebilirsiniz.

-Denize girmeyi eğlenceli hale getirecek gözlük, palet, deniz yatağı gibi malzemeler alabilirsiniz

-Pansiyonda veya kamp yerinde kalacaksanız, kap kacak, çok amaçlı çakı, pusula ve kampçılar için özel tüplerden alabilirsiniz.

-Sahile giderken yada yolculuk esnasında soğuk içecek için buzluk ve termos alabilirsiniz.

Tags: , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (4)

Bay Nihat’ta keyifli bir akşam

Lale Restaurant bilinen adıyla Bay Nihat 30 küsür senelik bir işletmedir. Cunda Adası’nın Nesos’la beraber en eski iki lokantasından birisidir. Bay Nihat ismi lokantanın sahibi Nihat Bey’den gelmektedir, Nihat Bey artık lokantanın idaresini oğullarına bırakmıştır. Binası  bölgede artık çıkarılması yasaklanan Sarımsaklı taşlarından yapılmış, eski bir Rum binasıdır. Yazın gidecekseniz tek tercihiniz dışarda ve deniz tarafında oturmak olmalıdır fakat Cunda kışın da kafa dinlemek için tercih edilecek en güzel yerlerden biridir. Kışın gidecekseniz, eski ve yüksek tavanlı binanın içi de gayet güzel ve romantik olacaktır.

Lale Restaurant‘a yazları özellikle de haftasonları rezervasyonsuz gitmek pek akıl karı değildir. Deniz kenarında masa bulmanız çok zor olur.

Yer bulup da muhteşem deniz manzarasının hemen yanına oturabilmiş şanslı kişilerdenseniz artık sıra yemek seçiminde. Bu sizin için hiç de kolay olmayacak, önceden uyarıyım. Menu isteme gafletine düşmeden kalkıp içerideki meze dolabının önüne gidin. Burada karar vermeniz gereken en önemli şey, geceyi balık yiyerek mi yoksa meze yiyeyerek mi geçireceğiniz.. Eğer tercihiniz balıktan yanaysa, Ege’nin leziz balıkları sizi balık dolabında bekliyor olacak. Balığın yanına tercih edilmesi gereken ise bölgenin otlarından ve leziz zeytinyağından yapılmış, mideyi yormayan mezeler olmalıdır. Daha önce yemediyseniz karadiken de sizin için değişik bir tat olabilir. Tercihiniz büyük balık yemekse bunu tuzda ya da sütte pişirtebilirsiniz. Yalnız burada uyarmam gerekir ki, tuzda balığı masaya getirirlerken biraz şatafatlı oluyor ve dolayısıyla ilgi sizde toplanıyor. Yine de tercih tabi ki sizin.

                               

Tercihiniz meze yemek ise Türkiye’nin en çok çeşite sahip meze dolabının önünde duruyorsunuz. Karar vermeden önce şöyle bir geriye çekilip  5 – 10 sn dolabı seyrederek midenizden önce gözünüze de ziyafet vermelisiniz.

Her sene artan meze çeşitine son gittiğimde balık pastırmasının da eklenmiş olduğunu görünce çok şaşırdım. Midyelerden yapılmış leziz mezeler, yöresel otlardan yapılmış zeytinyağlı (alkolle birlikte mutlaka yenmesi geren) mezelere, ahtapotun çeşitli şekillerine kadar bir çok mezeyi bulabilirsiniz. Seçimimizi yaptıktan sonra sahildeki masamıza dönüyoruz. Güneş batmadan hemen önce yerimizi almışsak bir duble rakı ya da bir kadeh şarapla güneşi batırmak büyük bir zevk olacaktır. Karşıda Tavşan Adası, Ayvalık ve Çamlık’tan oluşan manzara tüm gece bize eşlik edecektir.

                             

Yemekten sonra sıra tatlıya geldi. Yine yöreye özgü lor tatlısı sizin için hafif bir seçim olabilir. Lor peynirinin üzerine dökülmüş franboğaz marmelatlı tatlı ise alınmış alkolden sonra midenizi yormayacak başkabir seçenektir.

Gittiğimiz yeni yerlerdeki yemekler, gezip gördüklerimiz kadar bilgi verebilir. Yediğimiz otlu mezeler yada yemekler, Ege Kültürü’nü ve Rumlar’ın bizlere bırakmış olduğu zengin mezeleri anlatmakta, yine yediğimiz mezelerdeki zeytinyağının kalitesi bölgenin çok eski bir zeytinyağı ve zeytincilik geçmişinin olduğunu göstermektedir.

                         

Yemekler yenip, keyifli sohbetler eşliğinde içkiler içilip, kahveyle de bu keyife son verildikten sonra size son önerim, Cunda Adası’nda kısa bir yürüyüş yaparak yediklerimizi sindirmek ve geceye güzel bir son vermek olacaktır.

Tags: , , , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (0)

Afyonkarahisar

Güzergah

Afyon’a hava ve deniz yolu dışında Türkiye’nin heryerinden rahatça ulaşabilirsiniz. Zira kent  adeta Türkiye’nin kavşak noktası durumundadır.

Nerede Kalınır

Kaplıcalarıyla ünlü olan Afyon’da kalınacaksa, termal bir tesisin seçilmesinde yarar vardır. Bu şehrin kış aylarındaki pis havası ve gürültüsünden kurtulmak için de iyi bir seçenek olabilir. Benim size önerebileceğim yer Afyonkarahisar’ın ilk 5 yıldızlı termal oteli olan Oruçoğlu ‘dur.

Bunun yanında çevrede 5 yıldızlı oteller dışında villa kiralama imaknı da vardır.

 

Ne Yapılır

Demin  de belirttiğim gibi termal suları dolayısıyla kent doğal bir tedavi merkezidir.Kaplıcalar ve spalarda dinlenebilir, temiz havayı ciğerlerinize çekebilirsiniz.

Bunun yanında kent içinde eğlence hayatı olmadığından, insanlar akşamları genelde büyük otellerin barlarına ve lokantalarına kaçmaktadırlar. Gündüz vakti Uzun Çarşı’da dolaşıp, alışveriş yapabilirsiniz. Dağların arasına sıkışmış olan ve kentin heryerinden görülebilen Afyon Kalesi’ne çıkabilirsiniz. Yalnız sizi bir konuda uyarmak isterim. Halk arasındaki rivayete göre, bu kaleye çıkan kentten 7 sene boyunca ayrılamazmış.

Yörede çok kaliteli mermer çıktığından bu yöndeki el sanatları da hayli gelişmiştir. Mermerden yapılmış çeşitli süs eşyalarını heryerde bulabilirsiniz. Burada kilimcilik te ,son zamanlarda yapılan yatırımlarla hayli gelişmiştir. Yurtiçi ve dışı talepleri oldukça artmıştır.

Afyonu gezerken tarihi Bedesten Çarşısı’na da mutlaka uğramalısınız.

 

Nerede Ne Yenir

Türkiye et borsasının olduğu Afyonkarahisar’da, en leziz et yemeklerini yiyebilirsiniz.

Uzun Çarşı’da bulunan, ismini Atatürk’ün verdiği, kentiN en eski lokantası ikbal’de mutlaka bir öğlen karnınızı doyurmalısınız.

Saraçlarda, kime sorsanız gösterilecek olan, Bacaksız’a uğrayıp, leziz et yemeklerinin ve ekmek kadayıfının tadına bakmalısınız.

Taze manda kaymağı almak istiyorsanız, sabahın erken saatlerinde tarihi bedesten önüne gelen köylü kadınlarından ya da yine erken saatlerde telekomun yanındaki Hidayet Dondurmacı’dan kaymak bulmanız olasıdır.

Sucuk için Uzun Çarşı’daki Cumhuriyet’in yanı sıra son zamanlarda eski usulle üretim yapan Ticaret Odası’nın karşısındaki Ömür Sucukçusu’nu da tercih edebilirsiniz.

Afyon’un Türkiye’ye kazandırdığı lokumu ve kaymaklı şekerinden tatmak için ise mutlaka Altınay’a uğramalasınız.

Emek kadayıfının diyarı olan kentte artık vişneli ve çikolatalı çeşitler de yapılmaktadır. Vişneli ekmek kadayıfının hem görünüşü hem de tadı çok çezbedecidir.

Hamur işlerinde de yöre kadınları oldukça başarılıdır. Son 10 yıl içerisinde açılmış katmercilerden istediğiniz ürünleri tedarik edebilirsiniz. Mercimekli bükme ve haşhaşlı ekmeği yemeden dönmeyin.

Yöresel yemeklerden olan ve başka yerde yiyemeyeceğiniz patlıcanlı böreği de es geçmeyiniz.

Heryerde pide yiyebilirsiniz, ama burada yiyeceğiniz pide Konya’nın etli ekmeğinden inanın daha güzeldir.

Bu kadar yemeğin üzerine midemizi rahatlatmak için Afyon’da bolca çıkan maden suyundan içmeliyiz.

 

Genel olarak Afyonkarahisar leziz yemekleri ve kaplıcalarıyla, ağız tadına düşkün , dinlenmeyi seven insanlar için ideal bir kenttir. Fazla hareketten hoşlanmayanların tercihi olabilir. Afyon’dan geçerken bir, iki saat alışveriş yapıp karnınızı doyurmak için, mola yeri olarak bu kenti seçebilirziniz.

 

 

 

Tags: , , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (1)

Marmaris

Güzergah

Havayolu:

Dalaman Havaalanı, ilçeye 100 km. uzaklıktadır. Ulaşım 7:30 – 22:00 arasında tarifeli seferler veya havaalanı servis araçları ile yapılmaktadır. Bodrum – Milas havaalanı (142km) diğer alternatif havaalanıdır.

Karayolu:

 

Marmaris’ten Türkiye’nin hemen her köşesinden otobüsle ulaşma olanağı bulunmaktadır. Ayrıca, yakın yöreler olan Bodrum, Datça, Fethiye’ye de otobüs seferleri yapılmaktadır. Otobüs terminali ilçe merkezine 2 km. uzaklıktadır.

Nerede Kalınır

Marmarise geldikten sonra yer bulmak sizin için hiç zor olmayacaktır.Pansiyondan apart otele ve beş yıldızlı otellere kadar bir çok seçeneğiniz var.

 

Ne Yapılır

Marmarisde doğa sporlarının neredeyse hepsini yapmaniz mümkündür.İsterseniz jeep yada atv araçlarıyla safari yapıp doğayı keşvedebilirsiniz.Burada tüm yerleri anlatmasamda aklımda kalan bir kaç yerden bahsedeceğim.

Orhaniye/Kız kumu

Fazla el değmemiş ve doğayla iç içe olan biyerdir.Burası hakkında çeşitli efseneler duymuştum. Bun lardan birine göre; Kralın kızı bir balıkçıya aşık olur fakat kral kızını bu balıkçıya vermek istemez.Bir gece Kral iki aşığı tuzağa düşürüp balıkçıyı yakalamak ister.Balıkçıyı kurtarmak isteyen kız bir anda denize doğru koşmaya başlar ve bastığı yer kumsala dönüşür.

Bu efsanede anlatılan kız kumu denizin ortasında bulunan bir yükseltidir ve bu kumsalı takip ederek karşı kıyıya ulaşabilirsiniz.

                          

İçmeler

Marmarise çok yakın olan içmeler,kentin curcunasındna biraz sıyrılmış ve daha sakin biyerdir.Otel ve pansiyonların bolca bulunduğu İçmelerde akşamları daha sakin geçmektedir.

Şelale

 

Marmarise yaklaşık olarak 35 km mesafede bulunur.Bölge sit alanı olarak kabul edildiğinden bozulma yaşanmamıştır.Şelaleye sabah saatlerinde gitmeye karar vermişseniz yol üzerinde ki gözlemecilerde mutlaka kahvaltı etmelisiniz.Şelale ye vardığınızda isterseniz buz gibi suyun altına girip hoş anlar yaşayabilirsiniz. Şelale girişinde satılan ürünler yanlış hatırlamıyorsam köyün gelir kaynakları arasında bulunuyor.Destek olmak için ufak tefek birşeyler alabilirsiniz.

 

Turunç

İçmelerin arkasındaki tepelerin ardındadır.Virajlı yoldan aşağı inerken çok hoş bir manzara sizi bekler.Sahili diğer yerlere göre nispeten tenhadır.Akşamları balık yemelk için çok uygun biyerdir.

 

 

Nerede Ne Yenir

 

Liman boyunca sıralanmış balık lokantalarında akşam deniz manzaralı oturabilirsiniz.Ben böylesine turistik yerlerde bu tüz lokantalardan herzman uzak durmaya çalışmışımdır.Bir lokantanın önünde elinde menüyle dolaşan garson varsa ve her dilden konuşarak içeriye müşteri çekmeye çalışıyorsa koşarak uzaklaşırım.

Benim size önerebileceğim eti,balığı  bir arada bulabileceğiniz Firends cafedir.

 

Et ve balığı aynı mutfakta buluşturan işletmelere hep kuşkuyla yaklaşmışımdır.Çünkü balık ızgarasıyla et ızgarası çok farklıdır.Bölgede çokça çıkan çipura balığını iyi yapan yerlerin ızgaralarını piyasada satın alamazssınız.Aşçının tarifine göre ızgara demir ölçüleri farklı olrak yapılır.Ve balığı pişirirken bellir bir noktadan sonra baş aşağı sallanıp içindeki suyunun akıtılması gerekir.Bu tekniği çoğu aşçı yapmaz ve üstü kızarınca balığı servis yaparlar.

Firend cafe ilk açıldığı zamanlar şans eseri keşfettiğim bir mekandır.Hüseyin bey ve kardeşinin işlettiği mekanın bir cephesi sahile bir cepheside barlar sokağına bakmaktadır. İçerede müzik dinleyip birşeyler yıudumlarken dışarıda Yahyanın elleriyle yaptığı leziz yemeklere bakabilirsiniz.

Limanı takip ettiğinizde karşınıza Netsel marina çıkacaktır.Buranın içindede cafeler ve lokantalar bolca vardır.Değişik konseptlerde hizmet veren mekanlarda aradığınız her türlü lezzeti bulabilirsiniz.

Son söz olarak paşasıylada ünlü olan bu güzel turizim yerine hepinize öneririm.

 

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (0)

Kaş’ı mutlaka görün

Güzergah

Ulaşım bilgilerini Kaş kaymakamlığının sitesinden aynen aktarıyorum.

İSTANBUL – KAŞ

Kaş’a gelmek için büyük şehirlerden direkt otobüs seferleri yapılmaktadır. İstanbul-Kaş arası yaklaşık 950 km dir. Otobüs ile Kaş yaklaşık 15 saat sürüyor. İstanbul’dan Kalkan ve Kaş’a, Kamil Koç, Metro ve Pamukkale Turizmin direkt seferleri var. Kaş’a Fethiye üzerinden aktarma yaparak da gelebilirsiniz. Fethiye’ye bir çok minibüs seferleri vardır. İstanbul-Fethiye yaklaşık 850 km, Fethiye Kaş arası ise 108 km ve Kaş – Fethiye arası için minibüs seferleri vardır.

 

ANKARA – KAŞ


Ankara yönünden Kaş’a gelinirken Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden gidildiğinde yol Antalya sahil yoluna göre 100 km daha kısalmaktadır.

ANTALYA KAŞ

Antalya-Kaş 198 km mesafededir. Ulaşım için her yarım saatte minibüs seferleri yapılmaktadır ve 4 saat sürmektedir. Eğer uçak ile gelmek isterseniz Kaş, Antalya Havalimanı’na 220, Dalaman Havalimanı’na ise 160 km uzaktadır. Daha yakın olduğu için Dalaman Havalimanı’nı tercih etmenizi öneririz.

Nerede Kalınır

Kaş çok fazla yayılmamış bir yer olduğu için merkeze ulaştıktan sonra kalacak yer bulmanız hiç de zor olmayacaktır. Beş yıldızlı otellerden pansiyona kadar bir çok alternatife sahipsiniz.

Ne Yapılır

Doğayla içiçe geçmiş tarihi bir yapıya sahip olan Kaş’ta sıkılmak için pek de vaktiniz yok.

Dalış yapmak isteyenler için bir çok merkez mevcut. Bu konuda o kadar yatırım yapılmış ki ;içinde dalgıçlık havuzu olan oteller bile bulabilirsiniz.

Suyun altı kadar üstü de çok güzel olan Kaş’ta, sabah limandan kalkan teknelerle deniz turu yapabilirsiniz. Bu turlarda yanınıza mutlaka fotograf makinanınızı almalısınız. Bindiğiniz teknenin altında cam olmasına dikkat ederseniz, yolculuk esnasında su altındaki balıkları ve batık kentleri izleyip değişik kareler çekme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Siz, sakin bir yolculuk yaparken bir anda kendinizi Simena’nın önünde bulacak ve buraya bayılacaksanız. Uzaktan bir kartpostal gibi duran bu şirin yere yaklaştıkça bir an önce oraya ayak basmak isteyeceksiniz. Denizin üzerine konu lmuş yüzen balık lokantalarında yemek yiyip,yukarıdaki kaleye çıkarken taze sıkılmış portakal suyunun tadına bakabilirsiniz. Tırmanış boyunca etrafınızı saran, yaz harçlıklarını çıkarmaya çalışan çocuklardan bileklik alabilirsiniz.Dönerken dağ kekiğinden alıp, tadına bakmanızı öneririm. Bildiğimiz kekikten daha yoğun olan bu kekiği normalden daha az kullanmalısınız.

Kaş’ın içinde adı ‘uzun’ ama kendi kısa olan çarşısında dolaşıp, el yapımı sandaletler, yörede ünlü olan halı ve kilimlerden de alabilirsiniz.

Nerede Ne Yenir

Akdeniz balıklarından olan ve daha önceki yazılarımdada sıkça tavsiye ettiğim Lagos Balığı’nın her çeşidini burda da yemeniz mümkündür. Bunun yanında kılıç şişin inanılmaz tadına mutlaka bakmalısınız. Ege mutfağı kadar çok meze ve ot çeşidi olmasa da standart mezeleri burada da bulabilirsiniz.

 

Bunların dışında Antalya’da bolca rastlAyacağınız yengeç(pavurya) salatası ve kızartmasından da yiyebilirsiniz.

Bölgenin dağlık yapısı nedeniyle burada da oğlak üretimi hayli fazladır.Oğlak etinden yapılmış yemekleri, çarşının içinde ev yemekleri yapan lokantalarda bulabilirsiniz.

 

Limandaki lokantaların bir arka sokağındaki lokantalarda yine deniz mazanrası eşliğinde romantik bir akşam geçirmeniz mümkündür. Bu lokantalarda deniz mahsüllerinin yanında kendilerine özgü et ve tavuk yemekleri de bulabilirsiniz.

Sıksık karşınıza çıkacak ve yörede bolca üretilen keçi boynuzundan yapılmış pekmez de size değişik bir tat sunacaktır.

Tags: , , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (2)

Dalyan’da Kaplumbağa Gördüm, Yeşili Gördüm!

Turumuza Dalyanla devam edelim;

Gökova’dan ayrıldıktan sonra Marmaris’e uğrayıp Dalyan’a geliyoruz.

Güzergah

Ulaşım bilgilerini Dalyan Belediyesinin web sitesine göre şöyle;

 

İstanbul ve Ankara’dan Dalyan’ın bağlı olduğu Ortaca ilçesine direk otobüs seferleri var. Kamil Koç, Metro ve Pamukkale firmalarının her akşam kalkan otobüsleri ile Ortaca’ya oradan da minibüs dolmuşlarla 15 dakikada Dalyan’a ulaşabilirsiniz. Aşağıda Fethiye istikametinde Ortacadan geçen otobüs firmalarının telefonları yer alıyor.
Otomobilleriyle Dalyan’a gelmek isteyenler ise Muğla-Köyceğiz veya Fethiye üzerinden Dalyan’a ulaşabilirler.

Havayolu
Türk Hava Yollarının, İstanbul, Ankara ve İzmir’den Dalaman’a hergün direk ve aktarmalı uçak seferleri var. Dalaman’dan Dalyan’a ise taksiyle 25 dakikada ulaşılıyor. THY’nın tarifelerine ve online rezervazyon sayfasına www.thy.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Taksiler
Ortaca’ya ulaştığınızda Dalyan’a taksi ile geçmek isterseniz, taksilerin pazarlık ile yol aldığını unutmayın. Dalyan içindeki taksiler ise taksimetreli, ancak uzun yol gezilerinde ücreti pazarlık yolu ile belirleme şansınız var.

                                       

Nerede Kalınır

Dalyanda görkemli büyük oteller ve konfor aramamalısınız. Üç kattan fazlasına izin verilmeyen beldede pansiyonlar ve kucuk oteller mevcut.Nehir uzerinde şu anda adını hatırlayamadığım bir otelin ilk müşterisiydim. Kapanmadıysa param hala duvarında asılıdır. Eğer burayı okuyorsanız bana ulaşırsanız sevirim.

Dalyan’ın coğrafyası gereği, denize bakan bir yerde konaklamanız pek olası değil. Bunun yerine derenin yanında manzaralı bir oda bulabilirsiniz.

Ne Yapılır

Dalyan küçük bir yer olduğu için merkezde yürüyerek heryeri gezebilirsiniz. Denize girmek içinse İztuzu Plajına gitmeniz gerekmekte. Eğer su kenarında konaklıyorsanız, kaldığınız yerin önünden geçen teknelerle sazlıkların arasından geçerek, su kaplumbağalarını izleyerek o muhteşem plaja ulaşabilirsiniz.

İztuzu Plajı koruma altında olduğundan cafeler, marketler aramayın.Giderken yanınıza mutlaka su ve atıştıracak bişeyler alın.

                                      

Caretta carettaların yumutlama bölgesi olan bu paljda yumurtlama döneminde çevre gönüllüleriyle birlikte nöbet tutup kaplunbağaların yumurtadan çıkıp denize doğru giden kısama ama hayatları içinde bir o kadar uzun yolculuklarını izleyip, onlara yardım edebilirsiniz.

                   

Yine tekneler vasıtasıyla gidebileceğiniz çamur banyosuna sizn için hoş anılar oluşturabilir. Bilimsel olarak büyük bir faydası kanıtlanmamış olsa da çok eskiden beri şifalı olduğuna inalılan bu çamur banyosundan siz de faydalabilirsiniz.

                    

Kaunos kentinden kalma kaya mezarları beldeye fazlasıyla mistik bir hava katıyor. Eskinden burada ölenler ağızlarına bir altın sikke konularak teknelerle bu ihtişamlı mezarlara görülürek son yerlerine yerleştirilirlermiş. Bu gelenek beldede hala gözlenmektedir.

                    

Yaklaşık 6-7 senedir yapılan Caretta caretta kültür ve turizm festivali Haziran sonu ve Temmuz  başı arasında yapılmaktadır. Bu dönemde Dalyan’a yolunuz düşerse keyifli anlar yaşayabilirsiniz.

Nerede Ne Yenir

Balık yemeniz için dere kenarında bir çok lokanta mevcut. Bunlardan biri olan Caretta Caretta restauranta şans eseri girdip oturdum.

Nehrin kenarında olması , akşamları ışıklandırılan kaya mezarları ve arada kafalarını çıkaran su kaplınbağaları sayesinde oldukça romantik bir havası olduğunu söyleyebilirim.

Bölgenin balıklarından olan Lagosun ve Çipuranın yanında buraya özgü  soslu Kefal Balığını sizlere önerebilirim.Normalde ağzıma koymadığım ve duyduğumda yanından uzaklaştığım bu balığı çok lezzetli yapıyorlar.İlk başta burnumu kıvırarak yesem de sonradan gerçekten beyendim. Bu kadar kılcıklı bir balığın bu kadar lezzetli hale gelmesi oldukça ilginç geldi.

Yine yörede bolca çıkan dil balığından yapılan şişi de kaçırmamanızı öneririm.

Tags: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (0)

Ormanla Denizin Birleştiği Yer Gökova

Bu seferki durağımız Muğla’nın Gökova körfezi.

Güzergah

İstanbul-Muğla 780 km.

Ankara-Muğla 622 km.

İzmir-Muğla 229 km.

Dalaman Havalanı 70 km.

Muğla’dan sonra yaklaşık 28 km sonra Akyaka Kavşağından dönüp ulaşabilirsiniz.

Akyaka Kavşağından hemen aşağıya doğru inmeden önce kenardan muhteşem Gökova Körfezine bakıp fotograflamak güzel bir anı olacaktır.

 

Nerede Kalınır

Körfeze indikten sonra kalınabilecek Apart Otel ve pansiyonlar oldukça boldur. Muğla mimarisinde yapılmış ahşap ağırlıklı binalarda keyif içinde konaklama imkanınız olabilir.Otelde kalmak isterseniz orman ile denizin birleştiği noktada Yücelen Oteli sizlere önerebilirim.

 

Kamp yapmak isterseniz de orman içinde herşeyi içinde barındıran alana sahip.

 

 

Ne Yapılır

Gökovalının sahil şeridi diğer yerlere göre farklılıklar gösterir. Kumsalın olduğu şeritin 12 ay boyunca kumu ıslak ve serttir. Yere uzandığınızda üzerinize fazla yapışmaz. Kumsal bitince hemen orman başlar. Ormana girmek için kapıdaki güvenlik görevlisine belirli bir ücret ödemeniz gerekmektedir.

Ücretsiz geçmek istiyorsanız  “yukarıda kamp yapıyorum her seferinde paramı ödiyecem” diyerek geçme şansınız olabilir. Yalnız bu sizin inandırıcılığınıza kalmıştır.

Orman kısmında irili ufaklı koylar vardır. Buralarda deniz epey derindir. İyi yüzme bilmeyenlerin kumsal kısmından denize girmeleri daha doğru olacaktır.

Orman tarafından denize giriyorsanız  yunuslarla beraber yüzme şansınız da olabilir. İnsan canlısı bu yaratıklar size denizde eşlik edip çeşitli numaralar yaparlar.

Sabahları iskeleden kalkan teknelerle çevre koy ve adaları gezmeniz mümkündür. Özellikle Sedir Adası’nın sahil ve kumuna bayılacaksınız. Buradaki kum, bir rivayete göre Kleopatra tarafından getirtilmiştir. Günümüzde azalan bu ilginç kumu korumak için sahilden çıkarken duş almanız zorunludur ve terlikle buraya giremezsiniz. Bu kum organik olup haraket etmektedir. Bu yüzden de çok değerlidir. Çok yakınlarında bir ev yapıran eski devlet büyüklerimizden birisi evinin önüne buradan kum çektirmiştir.

                                   

Gökova bir çok yere yakındır. Muğla ve çevre ilçelere ulaşımınız  zahmetsiz olacaktır.

Nerede Ne Yenir

Orman alanı içindeki kafelerde sabah kahvaltısı yapmanızı şiddetle öneririm. Sabahın erken saatlerinde karabiber ağaçlarının arasından geçerek ,bol oksijen eşliğinde bir yürüyüşün ardından varacağınız cafelerde kuşbakışı körfez manzaralı leziz bir kahvaltı yapmanızı öneririm.

 

Azmak kenarında ve de üzerine kurulmuş olan lokantalarda leziz balıklar yemeniz mümkündür. Bunların içinde ünü her tarafa yayılmış Hasan’ın Yeri, benim sizlere tavsiyemdir. Hafta sonları mutlaka yer ayırtılması gerekir.

Azmak kenarında olduğundan etrafta bolca ördek vardır. Yemeğinizi yedikten sonra azmak üzerindeki salıncaklarda kahve ya da çayınızı içmeniz size unutulmaz anlar yaşatacaktır.

Bu lokantalarda çok fazla meze aramanız sizi hayal kırıklığına uğratacaktır.Hele de Ayvalık’tan buraya geldiyseniz, bir kabusa bile dönüşebilir. Bu lokantalarda hedefiniz balık olmalıdır. Yöreye özgü olan lagos balığını mutlaka tatmalısınız. Lagosun şişi ve buğlamasını yemezseniz lezzet kültürünüzde önemli bir eksiklik kalacaktır.

                    

Deniz ürünleri dışında et yemek te mümkündür. Coğrafyası gereği keçi, bu bölgede yaygın olarak beslenir.

Keçi peynirini ızgaranın üzerinde denemenizi öneririm.Kızarmış köy ekmeği ile birbirlerine çok yakışırlar.

Akyakaya 28 km uzaklıktaki Muğla’da kuyu kebabı yemeniz de mümkündür.

 

                 

 

Hazır Muğla’ya gitmişken pazardan börülce ve Muğla’nın mehşur biberinden almayı unutmayın.

Nadir olarak bulunan sebzeli pidesinin de tadına bakabilirsiniz.

 

Son söz olarak sakin ve huzurlu bir ortam arıyorsanız, doğa yürüşleri yapmaktan zevk alıyorsanız, Gökova sizin için biçilmiş kaftandır.

Tags: , , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Facebook
  • Twitter
Read Users' Comments (0)
 Page 2 of 3 « 1  2  3 »

Bizler gezmeyi, gormeyi, eglenmeyi ve tabi ki degisik tatlar denemeyi cok seviyoruz. Zamanimiz, imkanimiz ve de paramiz oldukca gezmeye, notlar almaya ve fotograf cekmeye calisiyoruz.